ASTM D1735 Su Sisi Cihazı Kullanılarak Kaplamaların Suya Dayanıklılığının Test Edilmesi

ASTM D1735 Su Sisi Cihazı Kullanılarak Kaplamaların Suya Dayanıklılığının Test Edilmesi

Amerikan Test ve Malzeme Kuruluşu (ASTM) tarafından yayınlanan “ASTM D1735 Su sisi cihazı kullanılarak kaplamaların suya dayanıklılığının test edilmesine ilişkin standart uygulama“ standardında, tuz püskürtme testinde kullanılanlara benzer bir cihazda kaplamaların su direncini test etmenin temel prensipleri ve işletim prosedürleri açıklanmaktadır.

ASTM D1735 Su Sisi Cihazı Kullanılarak Kaplamaların Suya Dayanıklılığının Test Edilmesi

Bu uygulama, su sisi testlerinin koşullarını ve prosedürlerini elde etme, ölçme ve kontrol etme yöntemleriyle sınırlıdır. Numune hazırlama, özel test koşulları veya sonuçların değerlendirilmesini belirtmez.

Su, kaplamaların bozulmasına neden olabilir, bu nedenle bir kaplamanın suya karşı direncini bilmek, kullanım ömrünü tahmin etmede yardımcı olur. Su sisi testlerinde başarısızlık, kaplamanın kendisindeki bir eksiklik, alt tabakanın kirlenmesi veya yetersiz yüzey hazırlığı dahil olmak üzere bir dizi faktörden kaynaklanabilir. Bu nedenle test, kaplamaları tek başına veya komple kaplama sistemlerini değerlendirmek için kullanışlıdır.

Su sisi testleri, kaplamaların ve alt tabaka işlemlerinin araştırma ve geliştirilmesi, şartname kabulü ve üretimde kalite kontrolü için kullanılır. Bu testler genellikle geçme veya kalma sonucu verir, ancak başarısızlık derecesi de ölçülebilir. Bir kaplama sistemi, belirli bir süre sonra suyla ilgili herhangi bir arıza belirtisi yoksa başarılı kabul edilir.

Bu uygulamaya uygun olarak su sisi testlerinden elde edilen sonuçlar, kaplama veya kaplama sistemi için nicel korelasyon derecesi belirlenene kadar, doğal ortamdaki suya maruz kalma süresine eşdeğer olarak temsil edilmemelidir.

Test düzeneği, ASTM B117 standardında kullanılanla benzerdir ve düzeneğin tuz püskürtme testinden su sisi testine dönüştürülmesi mümkündür. Tuz püskürtme testinden su sisi testine geçiş yapılırken kabin ve hazneden tuzun tüm izlerinin giderilmesine özen gösterilmelidir.

Yaygın olarak kullanılan bir standart olan ASTM D1735 standardı, koruyucu kaplamaların, nemin zamanla malzemeleri bozabileceği ortamları simüle eden yüksek nemli, yoğuşmalı koşullara uzun süreli maruz kalmaya ne kadar iyi dayandığını değerlendiren bir test yöntemi içermektedir.

Suya maruz kalma, gerçek dünya uygulamalarında kaplama bozulmasının yaygın bir nedenidir ve kabarma, soyulma, paslanma veya yapışma kaybı gibi sorunlara yol açar. ASTM D1735 standardı, kontrollü koşullar altında saf su buharına karşı direncini değerlendirerek bir kaplamanın hizmet ömrünü tahmin etmeye yardımcı olur. Bu testteki başarısızlıklar, kaplama formülasyonundaki eksikliklerden, alt tabaka kirliliğinden veya yetersiz yüzey hazırlığından kaynaklanabilir.

Hızlandırılmış korozyon testlerinin aksine bu yöntem, tuz eklemeden sadece su direncine odaklanır ve bu da onu nemli ancak tuzsuz ortamlarda performansı değerlendirmek için uygun hale getirir.

Bu prosedür, tuz püskürtme odalarına benzer bir düzenek kullanır, ancak tuzlu çözelti yerine demineralize veya damıtılmış su kullanılır. Temel test koşulları şu şekildedir:

  • Oda sıcaklığı yaklaşık 38 derecede tutulur.
  • Saatte 80 cm2 başına 1-3 ml’lik bir düşüş oranıyla sürekli dolaylı su sisi püskürtülür.
  • Test numuneleri, yoğuşma akışını sağlamak ve diğer numunelere damlamayı önlemek için dikeyden 15-30 derece açıyla yerleştirilir.

Numuneler, belirtilen bir süre boyunca (gereksinimlere bağlı olarak değişken) maruz bırakılır, ardından kabarcıklanma, çatlama, renk değişimi veya yapışma kaybı gibi kusurlar açısından değerlendirilir.

ASTM D1735 standardı, saf nem ve yoğuşmanın birincil endişe kaynağı olduğu durumlarda sıklıkla tercih edilir, çünkü tuz püskürtmesindeki klorür iyonları kaplamalara her zaman etkili bir şekilde nüfuz edemeyebilir, bazı durumlarda, saf su daha fazla hasara neden olabilir.

Bu standart, otomotiv, havacılık, denizcilik ve mimari kaplamalar gibi sektörlerde kalite kontrolü, araştırma ve geliştirme ve şartnameye uygunluk açısından hayati öneme sahiptir. Kaplamaların nemli iklimlerde veya yoğuşmalı ortamlarda güvenilir koruma sağlamasını garanti eder.

ASTM D1735 standardı, kaplama endüstrisinde kritik bir rol oynamaktadır. Su, kaplamaların bozulmasına neden olabilir, bu nedenle bir kaplamanın suya nasıl direndiğini bilmek, kullanım ömrünü tahmin etmede yardımcı olur. Bu standart, tuz veya diğer aşındırıcı maddelerin karmaşıklaştırıcı faktörleri olmadan, kaplamaların yüksek nem ve yoğunlaşan su sisine uzun süreli maruz kalma altında nasıl performans gösterdiğini değerlendirmek için standartlaştırılmış, tekrarlanabilir bir yöntem sağlar.

Bu standart şu nedenlerle önemli görülmektedir:

  • Gerçek dünya dayanıklılığını ve hizmet ömrünü tahmin eder: Nem, günlük ortamlarda kaplama arızasının en yaygın nedenlerinden biridir, kabarma, soyulma, yapışma kaybı, çatlama veya paslanmaya yol açar. Kontrollü bir odada (yaklaşık 38 derecede damıtılmış su sisi ile) sürekli yoğuşmayı simüle ederek, ASTM D1735 standardı, üreticilerin kaplamaların nemli iklimlerde, iç mekan yoğuşma koşullarında veya tuzsuz dış mekan maruziyetinde nasıl dayanacağını tahmin etmelerine yardımcı olur. Zayıf noktaların erken tespiti, maliyetli saha arızalarını, geri çağırmaları ve garanti taleplerini önler.
  • Saf su hasarına odaklanır (tuz korozyonundan farklı olarak): Klorür iyonlarıyla korozyonu hızlandıran ASTM B117 standardının (tuz spreyi / sis) aksine, ASTM D1735 standardı sadece demineralize su kullanır. Bazı durumlarda, klorür iyonları kaplamanın yapısına giremeyecek kadar büyük olabileceğinden, saf su kaplamalara tuz çözeltilerinden daha etkili bir şekilde nüfuz eder. Bu durum, ASTM D1735 standardını tuzlu sudan ziyade nem ve yoğuşmanın birincil tehdit olduğu ortamlar için daha uygun hale getirir.
  • Kalite kontrol, Ar-Ge ve uyumluluğu destekler: Test yöntemi, spesifikasyon kabulü, tedarikçi doğrulaması ve düzenleyici uyumluluk için yaygın olarak kullanılmaktadır. Laboratuvarlar arasında tekrarlanabilir sonuçlar sağlayarak formülasyon iyileştirmelerine ve orijinal ekipman üreticisi onaylarına yardımcı olur. Endüstriler, tutarlı performans sağlamak ve riskleri azaltmak için buna güvenmektedir.
  • Geniş endüstriyel uygulamalar: Nem maruziyetinin yaygın olduğu sektörlerde önemlidir:
  • Otomotiv (araç dış yüzeyleri ve alt gövde)
  • Mimari (bina cepheleri, çatılar)
  • Denizcilik ve açık deniz (doğrudan tuzlu su olmayan alanlar) Havacılık, endüstriyel ekipman, elektronik ve tüketim malları

Sonuç olarak ASTM D1735 standardı, saf su direncini değerlendirmek için hedefli ve standartlaştırılmış bir yöntem sunması, kaplama ömrünü uzatmaya, ürün güvenilirliğini artırmaya ve neme eğilimli uygulamalarda arızaları en aza indirmeye yardımcı olması nedeniyle hayati önem taşımaktadır.

Kuruluşumuz, yıllardır yetkin ve deneyimli bir kadro ile müşterilerinin ihtiyaçlarını anlamakta, ihtiyaç duydukları ileri test hizmetlerini vermekte ve yönetim sistemlerinin kurulması, uygulanması ve iyileştirilmesi konusunda yardımcı olmaktadır. Bu çerçevede işletmelere ASTM D1735 standardına uygun test hizmetleri de verilmektedir.

WhatsApp