
Bir Avrupa standardı olan “EN 16165 Yaya yüzeylerinin kayma direncinin belirlenmesi - Değerlendirme yöntemleri” standardında, yayaların kullandığı yüzeylerin kayma direncini belirlemek için test yöntemleri açıklanmaktadır. Bu standart, insanların trafiğe açık alanlarda yürüyebileceği yerlerdeki ölçümler için de kullanılabilir.

İşyeri güvenliği ve kamusal erişilebilirliğin çok önemli olduğu bir çağda, kayma ve düşmeleri önlemek mimarlar, inşaatçılar ve tesis yöneticileri için kritik bir zorluk olmaya devam etmektedir. Her yıl dünya çapında milyonlarca kaza kaygan yüzeylere bağlanıyor ve bu da yaralanmalara, yasal sorumluluklara ve ekonomik kayıplara yol açıyor. İşte tam da bu noktada, yaya yüzeylerinin kayma direncini değerlendirme ve sağlama şeklimizi dönüştüren EN 16165 standardı devreye girer. Bu standart, çeşitli ulusal yöntemleri tutarlı bir sistem halinde birleştirerek testler için birleşik bir çerçeve sunar.
Kaygan zeminler sadece rahatsız edici değil, aynı zamanda tehlikelidir. Kirlenmiş yüzeyler (su, yağ veya günlük kullanımdan kaynaklansın) basit bir yürüyüşü tehlikeli bir olaya dönüştürebilir.
EN 16165 standardı, bu yaklaşımları tek bir standartta birleştirerek bu sorunu ele almaktadır. Bu standart, Avrupa Birliği’nin yapı ürünleri yönetmeliği (CPR) gibi daha kapsamlı güvenlik direktifleri ile uyumludur. Bu standart hem yeni inşaatlar hem de yenilemeler için geçerli olup, zeminler, rampalar ve merdivenler dahil olmak üzere yayaların yoğun olarak kullandığı iç ve dış alanları kapsamaktadır.
Özünde EN 16165 standardı, simüle edilmiş gerçek dünya koşulları altında kayma direncini ölçmek için laboratuvar tabanlı dört yöntem sunmaktadır. Bu testler, yüzeyleri kuru, ıslak, sabunlu veya yağlı hallerde, çıplak ayak veya ayakkabılı senaryolar kullanarak değerlendirir. Sonuçlar, nesnel karşılaştırmalara olanak tanıyan kayma açıları veya sürtünme değerleri olarak ifade edilir. Bu yöntemler şunlardır:
Bu yöntemler, kanıtlanmış ulusal standartlardan yararlanmaktadır (örneğin yalınayak rampa DIN 51097 standardı ile uyumludur, sarkaç ise Birleşik Krallık uygulamalarıyla uyumludur), ancak tutarlılık için bazı iyileştirmeler yapılmıştır. Önemli bir yenilik, test doğruluğunu garanti altına almak ve laboratuvarlar arasındaki değişkenliği azaltmak için doğrulama prosedürlerinin eklenmesidir.
EN 16165 standardının dalga etkileri derindir. Değerlendirmeleri standartlaştırarak, döşeme malzemelerinde inovasyonu teşvik eder, örneğin kendi kendini temizleyen fayanslar veya kanıtlanmış tutunma özelliğine sahip antimikrobiyal kaplamalar. Çalışmalar, uyumlu yüzeylerin yüksek riskli bölgelerde kayma olaylarını yüzde 50’ye kadar azalttığını göstermektedir.
Ancak rampa testleri yetenekli operatörler gerektirir ve sonuçlar her zaman yöntemler arasında doğrudan aktarılmaz (örneğin rampa açılarının sarkaç testi değerine oranı).
Kısaca yaya yüzeylerinin kayma direnci, zemin, yürüyüş yolu veya rampa gibi bir yüzeyin, özellikle yüzey ıslak, yağlı veya başka bir şekilde kirli olduğunda, insanların kayıp düşmesini önlemek için yeterli sürtünme veya tutuş sağlama yeteneğini ifade eder. Bir yüzeyin, çeşitli koşullar altında (çıplak ayak veya ayakkabılı) ayağın kaymasına ne kadar iyi direnç gösterdiğinin bir ölçüsüdür ve yayalar için güvenliği sağlar.
EN 16165 standardı kapsamında kayma direnci, rampa testleri, sarkaç sürtünme testleri veya statik sürtünme ölçümleri gibi yöntemler kullanılarak ıslak veya sabunlu zeminler gibi gerçek dünya senaryolarını simüle eden standart laboratuvar testleri aracılığıyla değerlendirilir.
Sonuç olarak EN 16165 standardı, sadece bir standart değil aynı zamanda insan odaklı tasarıma bir bağlılıktır. Kayma risklerini ölçmek ve azaltmak için güvenilir araçlar sağlayarak, daha erişilebilir ve kazasız alanlar için güvenli bir yol açar. Bir hastane lobisi için fayans belirliyor olsun ya da bir fabrika zeminini denetliyor olsun, bu standart her adımın önemli olmasını sağlar.
Uzun yıllardır hizmet veren ve dünyada bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeleri titizlikle takip eden kuruluşumuz, her sektörden işletmelere, yetişkin bir kadro ve geniş bir altyapı ile çok farklı alanlarda test, ölçüm ve analiz çalışmaları gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede işletmelere “EN 16165 Yaya yüzeylerinin kayma direncinin belirlenmesi - Değerlendirme yöntemleri” standardına uygun test hizmetleri de verilmektedir.
